İzmir Belediyeleri’nin, mahallece çok sevilen, sosyal ve yaşlı köpekleri barınaklara hapsederek ihmallerle, yalanlarla, katliam yasasına dahi uymayan uygulamalarla köpeklerin ölümüne sebep olma skandallarının bir yenisi de Bayraklı Belediyesi’nde yaşandı.

Mahallenin sevgilisi, 6-7 yaşlarındaki Zeytin, Bayraklı Barınağı’na alındı. Bunun üstüne, Zeytin’e yuva olmak isteyen mahalle sakinine yasada yer almayan imar planı şartı öne sürüldü ve Zeytin’in barınakta kalma süresi, geçerli hiçbir sebep olmadan uzatıldı.
Bu süreçte ona yuva olmak isteyen gönüllü her gün Zeytin’in durumunu öğrenmek için aradığında, hep aynı cevabı aldı: “Zeytin gayet iyi.”

Ancak Zeytin, kalabalık şekilde, zaten kötü koşullarda yaşayan diğer köpeklerle aynı yere koyuldu ve 8 Ekim tarihinde ihmal sonucu öldü. 9 Ekim tarihinde, gönüllü, belediyeyi aradığında, bir gün önce ölmüş olan Zeytin’in durumunun iyi olduğu söylendi!
10 Ekim tarihinde barınağa giden gönüllü, Zeytin’in ölümünü “Gençlik hastalığından 2 gün önce öldü. Burada çok köpek var hangi biriyle uğraşacağız? Burası bir barınak.” şeklinde skandal bir cevapla öğrendi.
Bayraklı Belediyesi’ne soruyoruz?
- Yasada olmayan imar şartını, hem bir vatandaş hem de gönüllü olan insanlara, keyfi olarak nasıl kullanırsınız?
- Barınak kapasitesi dolu ise neden hala köpek topluyorsunuz?
- Zeytin 2 gün önce ölmüşken, ilgili gönüllüye neden “Yaşıyor, durumu iyi.” şeklinde yalan bilgi veriyorsunuz?
- Eğer bu yasanın ve tüm bu rezil uygulamaların amacı; köpeklerin yuvalandırılması ve rehabilite edilmesiyse; Zeytin olayında siz kimi yuvalandırdınız, kimi rehabilite ettiniz?
Zeytin için adalet istiyoruz! İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları olarak olayın takipçisi olacağız.
İzmir Belediyeleri’nin, mahallece çok sevilen, sosyal ve yaşlı köpekleri barınaklara hapsederek ihmallerle, yalanlarla, katliam yasasına dahi uymayan uygulamalarla köpeklerin ölümüne sebep olma skandallarının bir yenisi de Bayraklı Belediyesi’nde yaşandı.

Mahallenin sevgilisi, 6-7 yaşlarındaki Zeytin, Bayraklı Barınağı’na alındı. Bunun üstüne, Zeytin’e yuva olmak isteyen mahalle sakinine yasada yer almayan imar planı şartı öne sürüldü ve Zeytin’in barınakta kalma süresi, geçerli hiçbir sebep olmadan uzatıldı.
Bu süreçte ona yuva olmak isteyen gönüllü her gün Zeytin’in durumunu öğrenmek için aradığında, hep aynı cevabı aldı: “Zeytin gayet iyi.”

Ancak Zeytin, kalabalık şekilde, zaten kötü koşullarda yaşayan diğer köpeklerle aynı yere koyuldu ve 8 Ekim tarihinde ihmal sonucu öldü. 9 Ekim tarihinde, gönüllü, belediyeyi aradığında, bir gün önce ölmüş olan Zeytin’in durumunun iyi olduğu söylendi!
10 Ekim tarihinde barınağa giden gönüllü, Zeytin’in ölümünü “Gençlik hastalığından 2 gün önce öldü. Burada çok köpek var hangi biriyle uğraşacağız? Burası bir barınak.” şeklinde skandal bir cevapla öğrendi.
Bayraklı Belediyesi’ne soruyoruz?
- Yasada olmayan imar şartını, hem bir vatandaş hem de gönüllü olan insanlara, keyfi olarak nasıl kullanırsınız?
- Barınak kapasitesi dolu ise neden hala köpek topluyorsunuz?
- Zeytin 2 gün önce ölmüşken, ilgili gönüllüye neden “Yaşıyor, durumu iyi.” şeklinde yalan bilgi veriyorsunuz?
- Eğer bu yasanın ve tüm bu rezil uygulamaların amacı; köpeklerin yuvalandırılması ve rehabilite edilmesiyse; Zeytin olayında siz kimi yuvalandırdınız, kimi rehabilite ettiniz?
Zeytin için adalet istiyoruz! İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları olarak olayın takipçisi olacağız.

