Merhaba, İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları’nı destekleyen sevgili dostumuz,
Farkındayız, “Siz kimsiniz?” diye soruyorsun.
İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları olarak biz, paydaşlarımızla birlikte, katliam ve tecrit yasasına karşı 2 Haziran 2024 tarihinde düzenlenen büyük İzmir mitingine hazırlık sürecinde bir araya geldik. STK’lar, platformlar ve partilerden katılımcılarla birlikte, bireysel olarak hayvan hakları aktivizmi yapan kişilerle de bir araya gelerek oluşturulmuş bir platformuz.
Peki biz ne yapıyoruz?
Hayvanlarla ilgili meclisten geçirilen kanlı katliam yasasına karşı İzmir’in ve Türkiye’nin birçok yerinde sokaklardaydık.
- 2 Haziran 2024’te yasaya karşı kitlesel katılımlı bir yürüyüş ve miting düzenledik.
- Mitingin ardından eylemlerimize ve örgütlenmeye devam ettik. Hayvanlara yönelik yürütülen nefret politikası arttıkça daha çok sokağa çıktık.
- Biz İzmir yerelinde yıllardır tüm canlıların haklarını savunan yaşam hakkı savunucuları olarak, hayvan haklarının bu kanlı yasa ile birlikte toplumsal muhalefetin gündemine girmesiyle birlikte, hayvanlar için hak temelli bir mücadelenin mümkün olduğunu ve hayvanların haklarını birlikte savunabileceğimizi gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları olarak mücadelemizi tüm yaşamı kapsayacak şekilde örmek, İzmir’de ve dünyadaki her canlının yaşam hakkını savunmak için yola çıktık. Bu sebeple mücadelemiz sadece hayvanlarla sınırlı değil. Kimseyi dışarda bırakmadan sürdürülebilecek bir mücadele mümkün.
- Yasanın gündeme gelmesiyle birlikte ne yazık ki hayvanlara yönelik saldırılar arttı. Bu süreçte “hiçbir hayvanın patisini bırakmayacağız” diyerek sokaklarda olmaya devam ettik.
- Yasa tasarısı meclise taslak olarak getirilir getirilmez Türkiye’nin dört bir yanında nöbetler ve eylemler artarak devam etti. Biz İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, yasa meclise getirilir getirilmez, İzmir’de iki kişinin ölmesine sebep olan yağmura ve sele rağmen, İzmir AKP İl Başkanlığı önünde kitlesel iki eylem düzenledik.
- Ardından İzmir Alsancak ÖSYM ve Bornova’da her gün süresiz olarak devam ettirdiğimiz eşzamanlı nöbet eylemlerimize başladık. Nöbet eylemlerimizle birlikte İzmir toplumsal muhalefeti de eylemlerimize dahil olmaya, söz söylemeye başladı. 12 gün boyunca 20.00 ile 22.00 arası kitlesel katılımlı ve coşkulu nöbetler düzenledik.
Yaşam nöbetlerimizden kareler:

Nöbetlerimize siyasi partiler, milletvekilleri, meslek odaları ve barolar, sendikalar, kadın, LGBTİQ+, ekoloji örgütleri, dernekler ve STK’ler katılım sağlayarak sözlerini söylediler.
- Hayvanlara yönelik saldırıların gittikçe artması ve yasanın TBMM Tarım ve Orman Komisyonu’ndan geçmesiyle birlikte 12 gün süren nöbetlerimizin ardından eylemlerimizi “olay yeri eylemleri”ne çevirdik. Buca’da kör bir köpeğin Tahir ve Remzi Kılıç tarafından sopayla dövülmesinin ardından olay yeri olan Buca Gediz Şampiyon Tekel Bayii önünde kitlesel katılımlı bir eylem gerçekleştirdik.
- Bu süreçte kentin merkezi yerlerinde eylemlerimizi ve yürüyüşlerimizi devam ettirdik.
- Yasa meclis komisyonunda tartışılırken de, meclis genel kurulunda oylanırken de , Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilirken de Ankara’daydık.
Yasanın meclis genel kurulundan geçirilmesinin ardından ilçe örgütlenmelerimizi kurduk. İzmir’in 30 ilçesinde binlerce kişi sokaklardaki hayvanları birlikte korumak için bir araya geldik. İlçe örgütlenmelerimiz sayesinde mahallemizde yaşanan ihlallere, şiddete, toplamalara anında müdahale etmeye başladık. İlçe örgütlenmelerimiz ile yasanın meclisten geçtiğini fakat sokaklardan geçemeyeceğini iktidara gösterdik.
Her ilçede forumlar, toplantılar, hayvan kurtarma çalışmaları, eylemler, barınak ziyaretleri ve belediye görüşmeleri , veteriner işleri müdürlükleri görüşmeleri düzenledik.
- Katliam yasası sonucu hedef gösterilen, şiddete maruz bırakılan hak savunucularının yanında olduk. Yıkılan kulübeleri birlikte inşa ettik.
- Yaşanan ihlallere karşı yapılması gerekenleri anlatan “Mahallemizdeki Köpeklerle Birlikte Yaşam Kılavuzu”nu kamuoyu ile paylaşıma açtık.
- Ülkenin her yerinde hak ihlalleri ve yoksulluk devam ederken, köpekleri hedef gösteren bakanlıklardan hesap sorduk.
- Dezenformasyona karşı halkın doğru bilgiyi edinmesini sağladık. Güsoder isimli suç örgütünün kapatılması için çeşitli çalışmalar yaptık.
- Ötenazi gündemli il hayvan koruma kurulu toplantısı önüne giderek, köpeklerin hayatlarının gündem edilemeyeceğini haykırdık ve polisten şiddet gördük.
- Katliam yasasının kan kokan yönetmeliğine karşı AKP Konak İlçe Başkanlığına yürümek istediğimiz için polis tarafından darp edildik.
- İlçe gruplarımızı kısırlaştırma etkinliklerine kattık ve katliam yasası ile birlikte kısırlaştırmanın geldiği duruma ve olası sonuçlarına dair broşür dağıtımları yaptık.
Birçok barınağı ziyaret ederek başta yasaklı ve hasta köpekler olmak üzere fotoğraflarla birlikte raporlamalar yaptık. Bu raporları arşivledik
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ